
Çıkış tarihi: Belli değil
Platform: PC, MAC
Tür: RPG, Aksiyon
Yapımcı: Blizzard Entertainment
Yayıncı: Blizzard Entertainment
Aksiyon RPG tarzının en önemli oyunlarından biri olan Diablo nihayet PC’lerimiz için yola çıktı. Blizzard, daha önce oyunun yeterince kaliteli olmadığını düşünerek devamını çıkarmayı ertelemişti. Ancak şirket, henüz bilemediğimiz bir tarihte oyunu yeniden diriltmeye karar verdi. Worldwide Invitational fuarında konuklar, Diablo’nun oldukça yol katetmiş bir demosunu izleme fırsatı buldu. Aynı olay Starcraft 2 için de gerçekleşmişti. Bu durum artık Blizzard için geleneksel bir hale geldi. Fakat henüz Diablo 3’ün yayınlanma tarihi duyurulmadı. Kim bilir, belki de gelecek yıl başında bu klasikleşmiş oyunu hediye olarak alabiliriz ![]()
Fuarda oyunun sunumunu izleyenler, üçüncü devamın ikinci oyunun sistemine çok yakın olduğuna şahit oldular. Başlangıçta oynayacağımız karakteri seçiyoruz. Bu gerçekten önemli bir nokta çünkü hikaye boyunca bu karakter ile hareket ediyoruz. Demoda, sadece Barbarian ve Witch Doctor yer almasına rağmen kahramanımızı toplam 5 karakter arasından seçebiliyoruz.
Barbarian, Diablo meraklılarının bir çoğuna tanıdık gelen bir karakter. Aynı anda iki ağır silah kullanabiliyor ve oldukça yükseğe zıplayabiliyor.
Sunumda ayrıca eski karakterin “Whirlwind” yeteneği de sergilendi. Barbarian bu özellik ile kılıçlarını vücudunun etrafında döndürerek düşmanlarını yok edebiliyor. Aynı demoda bir kaç farklı saldırı tekniğini de izleme fırsatı bulduk. Frenzy tekniğiyle gittikçe hızlanan bir saldırı, Hammer of the Ancient taktiğiyle yukardan saldırı ve en etkili biçim olan Cleave Attack ile karakterimizin yakınında duran herkesin kafasının uçtuğu saldırı biçimlerini görebildik.
Witch Doctor yeni bir karakter olmasına rağmen, Necromancer, Druid ve Alchemist karakterlerinin bir karşımı olarak ortaya çıkıyor. Güçsüz bir yapıya sahip olan bu kahraman ile oldukça geniş bir büyü yeteneğine sahip oluyoruz. Özelliklerinden en önemlisi cehennemdekiler ile konuşabilmesi. Bir çok farklı canavarı geri çağırabiliyor. Ölen düşmanlarının ruhlarını kontrol edebiliyor. İskeletlerden duvar yapabiliyor ve bir hayalet çağırıp düşmanlarına korku salabiliyor.
Oyundaki en büyük yeniliklerden biri de her karakterin hem erkek hem de kadın cinsiyetlerinde seçilebilmesi. Bu demek oluyor ki, bir Barbar kadın, ya da Amazon karakteri olursa Amazon erkek ile oynayabiliriz. Diğer karakterler henüz gösterilmedi fakat büyük ihtimal ile onlar da eski kahramanların bir karışımı olacak.
Diablo III’de bazı eski karakterleri görme fırsatı da buluyoruz. Örneğin Deckard Cain’i yeniden görmek çok hoş. Aynı zamanda bazı bilinen mekanlara da gidebiliyoruz. Oyunda Tristram köyünün yine önemli bir rolü var. Bunların dışında bonus olarak her karakterin kendine has bir hikayesi yer alıyor. Böylelikle ana hikaye içinde ilerlerken bir çok farklı yan görev ile karşılaşıyoruz.
Diablo III’ün hikayesi fantastik Sanctuary dünyasında geçiyor. Oyun, Diablo II’nin devamı niteliğinde gelişiyor. 20 yıl önce Diablo’nun o koca ayağını ilk bastığı yere çarpan bir kuyruklu yıldızdan sonra Sanctuary ortaya çıkıyor. Burada bulunanar, yeraltından gelen kötü güçlerden onları kurtaran kahramanları çoktan unutmuş bir şekilde yaşıyor. Fakat cehennemden tekrar kötü güçler çıktığında cesur kahramanlara yeniden iş düşüyor.
Arayüzde bir takım değişiklikler olmasına rağmen Diablo fanatikleri yeni sisteme uyum sağlamakta çok zorlanmayacaklar. İşletim, eşya envanteri ve yetenek yönetimi en çok değişen kontroller.
Diablo II’de “skill” çok az kullanılıyordu. Oyuncu sadece bir kaç hoşuna giden yetenek ile oyunu bitirebiliyordu. Yeni versiyon ile Blizzard bunu değiştirmek istiyor. Tasarımcılar Diablo III ile daha geniş bir “skill” seçimi koymayı düşünüyor. Aynı zamanda kullanımı da kolaylaştırmak ve çeşitlendirmek istiyor. Örneğin farenin sol tuşu ile temel yeteneği, sağ tuşu ile iki tane yan yeteneği kullandırmayı amaçlıyor.
Oyunun tek kişilik modu klasik özelliklerin yanında kontrol noktası sistemini de sunuyor. Bu sayede daha önce geçilen mekanlara geri dönmek kolay bir hale geliyor. Tabii ki Dungeon’lar yine rastgele üretiliyor. İkinci oyunda olduğu gibi Diablo III’de 99 düzeyden oluşuyor.
Çok kişilik mod şimdilik en fazla 8 oyuncu için planlanıyor. Ancak bu rakam kesin değil ve daha fazlası olabilir. Diablo III‘ün “Loot” sistemi yenileniyor. Gruptaki her bir oyuncu için ayrı bir sistem geliştiriliyor. Aynı zamanda oyuncular, bilgisayarın onlar için ne seçtiğini bilemiyor. Yapımcılar bu durumun yarışma ortamını destekleyeceğini düşünüyor. Her oyuncu sadece kendi kazandıklarını görebiliyor. Böylece oyuncuların birbirlerini kıskanmaları engelleniyor
Karakterler yeteneklerini ve nesneleri kombine olarak kullanabiliyor. Bu durum kulağa çok ilginç geliyor. PvsP arenalar da tabii ki oyunda yer alıyor. Büyük uğraşlarla kazanılan yetenekler ve silahlar diğer oyuncuların sahip olduklarıyla karşılaştırılabiliyor.
Oyunun genel görünümünde de bir çok değişiklik bulunuyor. Örneğin Havok grafik motoru büyük farklılıklar getiriyor. “Pseudo” ile üç boyutlu grafikler bir çok değişikliğe sebep oluyor. Kameraların görüş açıları değişmiyor ancak çok daha güzel ve ayrıntılı grafikler ortaya çıkıyor. Ortamdaki her şey sunumda gösterilen demoya göre hasar görebiliyor. Örneğin, banklar kesilebiliyor, lambalar düşmanlara fırlatılabiliyor, perdeler aşağıya indirilebiliyor ve altlarına değerli eşyalar sakanabiliyor. Hatta kütüphaneler ve taş duvarlar bile yıkılabiliyor. Ancak yeni grafik motorunun sunduğu imkanları düşmanlar da kullanabiliyor. Örneğin düşmanlar, duvarlara ve tavanlara tırmanabiliyor..
Düşmanları yok etmek için onlarca farklı yol mevcut. Kafaları ve kolları kesmek artık klasik biçimler. Ancak çekiç ve asit ile yeni yok etme yolları da oyunda yer alıyor.
Oyunun animasyon stili karikatürüze edilmiş çizgi romanlara benziyor. Bazı bölümler Silverfall oyununu hatırlatıyor. Yeni stil gerçekten oldukça iyiye benziyor. Karanlık ortam olduğu gibi kalıyor ve üzerine bir çok yenilik ekleniyor.
Diablo efsanesini sabırsızlıkla bekleyen bir çok fanatiğin sesi sonunda yükseldi. Görünen o ki Blizzard o sese kulak vererek şahane bir yapımla karşımıza çıkmaya hazırlanıyor.
